HASTA HAKLARINDA "HAK" KAVRAMI ÜZERİNE TARTIŞMALAR Yazan: Refik AKTEN Aslında hasta haklarının ne olduğunu tartışmadan önce hak kavramını incelemek hasta haklarının incelenmesi açısından mantıklı olacaktır. Hak kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde şu şekilde tanımlanmaktadır ”Adaletin ve hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey. Kazanç” Bu tanımda da görüleceği üzere hak kavramı birilerine karşı bir hak değildir. Adetlin yani tarafsızlığın mutlak sonucudur. Bu kitabı okuyan kişi sayısı kadar insanların aynı olayla ilgili farklı gerçekler ortaya atabilirler. Çünkü gerçek görecelidir ama hak birdir. Hak herkes tarafından üzerinde ittifak edilen bir kavramdır. Hakka karşı olmak demek tüm insanlığa tüm canlılara karşı olmak demektir. Bu kavramın çok iddialı olduğunu biliyorum. Bu iddialı yorumun üzerinde biraz daha durmanın uygun olacağını düşünüyorum. İstersiniz önce çocuk hakları ile başlayalım. Bir çocuğun yaşadığı tüm süreci en iyi anne babalar bilir. Önce anne dokuz ay boyunca karnında taşır, ardından dünyanın en zor sürecinden geçer, bu da doğum aşamasıdır. Tam doğumdan ve sıkıntılarından kurtulduğunu düşünen anne baba ardından çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişimi ile emek sarf etmeye başlar. Ardından okula başlar okul problemleri, ergenlik problemleri, kişilik problemleri, maddi sorunları, düğün problemleri. Ardından evlenir eşiyle geçinemez evine geri gelir yeni problemler bu böyle hayatın sonuna kadar devam eder ama anne babalar asla çocuk haklarına karşı olmazlar. İnsan haklarını yine bu boyutta incelersek; insanlık çok ızdıraplı, sıkıntılı ve utanç verici dönemlerden geçmiştir. Milyonlarca insan köleleştirilmiş, siyah beyaz ayrımı yapılmıştır. Ayrıca yine bu kapsamda para gücünü elinde bulunduran kapitalist güç sürekli olarak işçileri çocukları ve kadınları ezmiştir. Yaşanan birçok trajedinin sonunda insanlık, onurunu kurtarmak için insan hakları kavramını ortaya atmış ve 1948 yılında “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” yayınlanmıştır. İnsan haklarına da asla insanların ezen ve köle gibi kullananlar bizim ezme hakkımız var bizim insanların sırtından para kazanarak zengini olma hakkımız vardır diyememişlerdir. Çünkü insan hakkı evrensel bir değerdir. Herkesin savunduğu bir değerdir. Kadın hakları da benzeri bir süreç izlemiştir. Sanayi devrimi ile birlikte kadınlarda sömürülmeye başlamış bir insanın dayanma gücünün üzerinde çalışılmaya zorlanmışlardır. Hatta kadınlar hamile iken bile fabrikalarda çalıştırılmak zorunda kalmıştır. Bu olaylardan sonra tüm insanlık kadın haklarını savunmaya başlamıştır. Buna karşılıkta kadınları sömüren ezen bir meta olarak kullanmak isteyenler bizim hakkımız ne olacak dememiş diyememişlerdir. Örnekleri arttırmak mümkün olmakla birlikte maksadın hasıl olduğu düşüncesiyle hak kavramına tekrar dönebiliriz. Hak tektir ve tüm insanlar tarafından savunulur. Herhangi bir hakkın karşısında olan insanlar her zaman yok olmaya mahkûmdur. Hasta hakları da bu kapsamda yani hak kapsamında değerlendirildiğinde hasta haklarına karşı olmak demek sağlık sisteminin en önemli parçası olan hasta ve hasta yakınlarına karşı olmanın yanında hekimlik mesleğini etik değerler çerçevesinde yürüten hekimlere de karşı olmak demektir. Yine aynı şekilde sağlık sistemi içinde hizmet sunucularından olan diğer sağlık çalışanları da hasta hakları kapsamında temel insani değerlere bağlı olarak hizmet vermektedir. Bizzat uygulama esnasında hasta haklarına nasıl riayet edilerek sağlık hizmeti verildiğini göstermektedir. Binlerce hekim ve sağlık çalışanı sağlık hizmeti sunumunda etik değerlere saygılı bir şekilde hizmetlerini sunmaktadır. |
|