KARABÜKTEN HASTA HAKLARI EĞİTİMİ

Eski ile yeninin, gelmiş ile geçmişin aynı anda mecz olduğu harika ilimiz Karabük. O kadar efsunlu bir şehir ki hemen yanındaki Safranbolu ilçesinde gezerken insanı alıp götürüyor geçmişe. Tarihi dokusunu hala koruma başarısını gösteren nadir bir inci. Karabük devlet hastanesi hasta hakları birim sorumlusu İsmail ALTINÖZ’ ün rehberliğinde gezdiğim bu tarihi şehrin her köşesi ayrı bir hikâye. Burayı gezerken her an karşınıza 300 yıl öncesinden biri karşınıza çıkacakmış hissi veriyor.
Bu güzel şehirde 15–17 Nisan 2008 tarihleri arasında “Hasta Hakları Odağında Hasta Sağlık Çalışanı İletişimi” konulu üç ayrı seminer sunumunu gerçekleştirdim. İl Sağlık Müdürlüğünün harika organizasyonuyla gerçekleşen eğitimlerde ilgi beklenenin de üstündeydi. Gerçekleşen üç seminerde de katılımcı sayısı ve katılanları ilgisi hasta hakları uygulamalarının bu günkü geldiği durumun göstergesiydi. İl Valimiz, Sağlık Müdürümüz, hastane başhekimleri ve hastane çalışanları eğitimlerin her aşamasında aktif katılım sağladılar. Hasta hakları uygulamaları açısından Karabük ilimizin özel bir önemi var. Çünkü uygulamaya ilk başlayan illerimizden biriydi. Geçen süreç içerisinde İl Sağlık Müdürü Dr. Korkut EREN’in liderliğinde çok güzel işler başarılmış. Gerçekleştirdiğimiz seminerlerdeki organizasyonda bu özenin göstergesiydi.
Karabük ilinde fırsat buldukça da gezme imkanı buldum. Söz etmeden geçemeyeceğim doğal bir güzellik olan Safranbolu'nun Bulak Köyü civarında bulunan Mencilis Mağarası (Safranbolu Merkezi'ne 8 km. kadar uzaklıkta), kayalık derin bir vadinin içinde bulunuyor. Mağaranın ağzına bu vadinin bir duvarındaki yaklaşık 150 basamaklı bir merdivenden tırmanılarak ulaşılıyor. Mağaranın uzunluğu 3-4 km. kadar. Bu mesafenin 400 metresi gezmeye uygun bir biçimde ışıklandırılmış ve yürüme parkuru yapılmış. Mağaranın içinde duvarlardan damlayan sulardan dolayı nemli bir hava var. Sıcaklık ise çok düşük, 10-15 °C civarında Karabük’e giden herkesin ziyaret etmesi gereken harika bir yer.
Safranbolu ilçesinin her yerinin ayrı bir güzellik olduğunu daha önce belirtmiştim. Burada beni en çok etkileyen yerlerden biriside kaymakamlık eviydi. 18. ve 19. yy. Türk toplumunun geçmişini, kültürünü, yaşama biçimini ve teknolojisini yansıtan Safranbolu Evleri arasında önemli örneklerinde biri olduğu bu evde görevli rehberimiz tarafından anlatıldı. Rehberimizin Verdiği bilgilere göre 18. yy. başlarında yapıldığı sanılan bu evin Sahibi Safranbolu kışlası kumandanı Hacı Mehmet Efendi Hacı Mehmet Efendi’ye yarbay karşılığı olan “Kaim-Makam” denilmesi nedeniyle ailesi; dolayısıyla evleri de halk arasında bu isimle söylenegelir olmuş. 1979 yılında kamulaştırıp restorasyonunu tamamlanan kaymaklar evi Safranbolu Çarşı’sı içinde, Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerinde bulunan yapı; kitle, plan ve cephe olarak özgün bir Türk Evi niteliğindedir. Eğer bir gün yolunuz Safronbolu’ya düşer tarihte kısa bir yolculuk yapmak isterseniz muhakkak uğramanız gereken bir yer.
Aslında görülmesi gereken birçok yer varken tadı damağımızda kalarak ayrıldım Safranbolu’dan.
|