DOĞAL DENGELEYİCİ UYKUYazan: Refik AKTEN
Vücudun içsel günlük ritmi de zihinsel uyanıklığı etkiler. Güneşin konumundan ya da saatin kaç olduğundan haberiniz olmadan bir mağarada yaşasanız bile 24 saatlik bir zaman dilimi içinde iki kere vücut ısınız düşük seviyelere ulaşır. Ve uyku ihtiyacı doğar. Bunlardan biri çoğu insanda olduğu gibi gece vaktidir ve diğeri de bundan yaklaşık 10 saat sonra yani öğle saatidir. Vücudumuzun doğal seyri, uzun bir uyku evresi, aşağı yukarı aynı uzunlukta bir uyanıklık evresi ve daha kısa bir uyku evresi –yaygın kullanımıyla “şekerlemedir” beslenmeden bağımsız olarak insanlar genelde bu zamanlarda uyuma eğilimindedir. Vücudumuz “öğle yemeği sonrası yaşanan düşüşe çare olarak şekerleme ihtiyacı duyar. Öğle yemeği sonrası yaşanan bu bitkinlik ve uyuklama durumu “siesta”ya da şekerlemeye izin veren ülkelerde sorun olmayabilir. Pek çok iş kazasının bu öğle yemeği sonrası dönemde yaşanması tesadüfü değildir. [1] Uykunun yeni yeteneklerin öğrenilmesindeki rolü üzerine yapılan en eski çalışmalardan biri Paris üniversitesi’nde görevli Vincent Bloch tarafından 1970’ler yapılmıştır. Farelerle labirentler üzerinde çeşitli deneyler yapan Bloch onların REM uykularında bir artış gözlemlemiştir. REM (rapid eye movement-hızlı göz hareketleri), uykunun en çok rüya görülen evresidir. Başka araştırmacılar da REM uykusundan mahrum bırakılan (yapılan bu deneye katılan gönüllülerin EEG kayıtları onların REM uykusuna ne zaman başladıklarını gösteriyordu ve bu anda gönüllüler uyandırılıyordu) kişilerin bir önceki güne ait olaylar hatırlamakta güçlük çektikleri ortaya koymuştu.[2] O günlerde mevcut teknolojiyle anca bu kadarı yapılabiliyordu. Artık günümüzde REM uykusu sırasında sinir hücrelerinin o kişinin gün içindeki öğrenme faaliyetlerine ait aynı bilgileri beyne aktardığını biliyoruz. Dolayısıyla rüya görmek gün içinde yaşanılan öğrenme deneyimlerinin tekrar edildiği ve bu yolla onların bilgi dağarcığımızı iyice yerleştirildiği bir süreçtir. Bu sürece müdahale etmek bu bölgelerin beyindeki yerlerini almalarını engellemek anlamına gelir.[3] 1994 yılında Sciene dergisinde yer alan bir makalede, bir gurup İsrailli araştırmacı, REM uykusunun bölünmesiyle değişik yeteneklerin öğreniminin engellendiğini ortaya koymuştur. Bu yetenekler bisiklete binmek, tenis topuna vurmak gibi tekrar edildikçe otomatikleşen bilgilere ya da psikologların deyimiyle, işlemsel bilgilere dayanır. Yakın bir zaman kadar sadece tekrar ile bu tür yeteneklerin uzun süreli belleğe kazınabileceğine inanılıyordu. Ancak İsrailli araştırmacılar, yeni işlemsel yeteneklerde bir sonraki gün ustalaşıldığını göstermiştir. Oda REM uykusunun uyunması şartıyla[4] Laboratuar araştırmaları, birçok görevi yerine getirme becerisinin geceleri bozulduğunu göstermektedir. Özellikle uykulu kişilerde yanıtta gecikme, yanlış yapma sıklığında artış görülmektedir. Bu durum, zihinsel, aritmetik mantıksal çözümlemeyi yavaşlatmakta ve hafızayı etkilemektedir.[5] İyi bir akşam uykusu belleğiniz için mucizeler yaratır. Araştırmalar rüya görürken uyanan insanların bellek testinde başarısız olduklarını göstermiştir. Düzenli uyku aynı zamanda vücudu yeniden şarj eder, alarmda tutar, ayrıntılara dikkatinizi yoğunlaştırır.[6] Sağlıklı bir beyin için ise sağlıklı bir uyku olmazsa olmaz şarttır. Sağlıklı bir uyku için dikkat etmemiz gereken bazı hususlar şunlardır.
-------------------------------------------------------------------------------- [1] Gamon D. Ve Bradgon A. D. Çev. Soner Yaşar, Hızlı Öğren Çok Hatırla, Arion Yayınevi, 1. Baskı, İstanbul, 2003. S:184 [2] a.g.e. S:219–220 [3] a.g.e. S:220 [4] a.g.e. S:224 [5] Müftüoğlu, Osman. Yaşasın Hayat, Doğan Kitap, 9. Baskı, İstanbul, 2003. s:105 [6] a.g.e. s:272 |
|